Monday, January 22, 2007

pazartesi..monday...lundi..montag...

Gunun fotografi : sade olmali hayat..

Pazartesi calismaya aliskin degilim ya, pek bir sikinti icindeyim su anda ofiste.. Yapmam gereken bir dolu cizim var ama her yerimden uyku akiyor... Bakalim nasil bitirecegim bugunu ?!!!

Tuesday, January 9, 2007

i am making it happen



Sam Brown ismini daha once hic duymus muydunuz ? Sanirim 80lerde "stop!" isimli sarkisi olan bir Sam Brown vardi kadin, ama benim bahsettigim o degil. Gerci muzisyen olan Sam Brown da her daim huzunlu sesi ile elbet bir gun hakkinda bir seyler yazilmasina deger bir sarisin.

Benim sozunu ettigim Sam Brown bir illustrator, oldukca unlu bir illustrator hem de. Web sitesi explodingdog.com her gun yuzlerce cesit cesit insan tarafindan ziyaret ediliyor. Bu sitenin ve Sam Brown'in calismalarinin enteresan yani su; resimlerinin ismi siteyi ziyaret edenlerin kendisine email yoluyla gonderdikleri cumleler. Sanatci bu cumleleri kendine gore yorumlayarak, cogunlukla bilgisayarda photoshop kullanarak cizimlerini yapiyor. Cogunlukla diyorum, zira son yillarda el cizimi de az olsa kullanmaya baslamis durumda.
Brown'in cizimleri son derece basit cizgiler, belli basli ve tekrarlanan yapida karakterler ve solid renklerden olusuyor.
Sadece birkac cizgi ve renk ogesi kullanarak bu kadar yogun bir anlatim yapabilmesine hayranim..

Monday, January 8, 2007

Pocket Symphony

Hayatim bu album kadar sakin, daha dogrusu, huzurlu gecsin istiyorum. Aksamleyin eve geldigimde beni bombos bir sekilde bekleyen bir kanepeyle karsilasmak yerine sevdigim kisiyi opmek ve ona sarilip diger herseyi unutmak istiyorum. Sabahleyin onunla birbirimize gulumseyerek uyanmak istiyorum. Bazi gunler aksama kadar hic konusmasak ve deliler gibi birbirimizi ozlesek istiyorum, kavustugumuz her an dunyanin en guzel ve tek ani olsun hissedelim istiyorum.

Opmek, sarilmak, hissetmek, sevmek, sevilmek, gulumsemek, hatirlamak, ozlemek, kavusmak, yasamak, yasatmak, dokunmak, gormek, heyecanlanmak, sakinlesmek.

Sunday, January 7, 2007

Twin Peaks

Insan neden korktugu bazi seylere karsi inanilmaz bir cekim hisseder ? Genelde korku bilinmeyenden kaynaklanir derler, o halde korkuya karsi cekim de bilgiye olan merak ve aclik gibi pozitif anlamli bir sekilde aciklanabilir. Ancak benim bu gece yaptigim biraz salaklik diyebilecegim bir sey oldu kabaca.
Hayatimin uzunca bir bolumunu Twin Peaks: Fire Walk With Me filmini 13 yasimda izleyisimin travmatik sonuclarini iyilestirmeye calisarak gecirdim. Abartmiyorum, ciddi bir travma soz konusuydu ve cok yakin zamana kadar devam etti. Bir sekilde o asiri tepkiyi attim uzerimden, ama yine de ikiz tepeler her an rahatlikla izleyebilecegim ve hakkinda konusabilecegim bir konu olamadi asla. Bu gece de dedigim gibi tam bir salaklik ornegi gostererek, hem filmin hem de dizinin tum bolumlerindeki onemli dialoglari ve tum olaylarin kronolojik siralamasi ile aciklamalarini iceren bir web sitesi bulup saatlerce okudum. Tabii okurken gozumun onune cok zorlamadan ama cok da nedense isteyerek sahneleri getirdim.
Hadi bakalim simdi de gecenin 3u gelmis ve ben korku icinde oturuyorum, tv'de ozel olarak civil civil bir noel filmi gosteren gold max kanali acik ki uzerimdeki bu bulutu alsin gotursun biraz olsun diye.
Daha da buyuk salaklik ise su : Okudugum web sitesini favorilerime ekledim !!!

tiyatro, opera, bale

bugun daha iyiyim, en azindan nefes alabiliyorum, hala oksuruk var ama vucut agrilari epey az.
bronsitten nefret ediyorum.
basak'la bu ay sanat asigi insanlar olmaya karar verdik az once ve ardindan 3 bilet aldik:
13 ocak - bug / bocek - tiyatro
16 ocak - manon lescaut - opera
23 ocak - dort bale - bale

sadece biletlerini almak bile heyecanlandirdi beni.
bugun erdem'in arkadasi ile bulusup ona gondereceklerimi vermem lazim, ama nasil olacak bilmiyorum zira disari cikmam halen yasak aslinda. ama bir an once de eline gecsin istiyorum onun icin yaptigim kucuk obje. sarinip sarmalanip cikmak lazim sanirim.
halen gotan project konusunda ne yapacagimi bilemiyorum.
disarida inanilmaz guzel bir hava var, sanirim on yuz bin derece falan, her yer gunes icinde ve masmavi bir gokyuzu var, insanin o kadar disari cikasi geliyor ki anlatamam ! ama bir yandan da kendimi yataga cakilmis gibi hissediyorum ve tekrar kotulesmekten korkuyorum, yoksa nasil da guzel disari cikilir, yuruyus yapilir simdi, belki deniz kenarina gidilir, cigerlere guzel bir deniz havasi cekilir gunes esliginde. ama benim cigerlerimin su anda ihtiyaci olan tek sey sakin bir yasam..

Saturday, January 6, 2007

Mujeres al borde de un ataque de nervios

az once bir sinir krizinden ciktim. nefes alamiyorum ve yalnizim. ne kadar depresif bir blog olma yolunda ilerliyor bu..

Friday, January 5, 2007

i am music

muziksiz bir hayat dusunemiyorum. yeni muzikler kesfetmek hele hayatimin cok cok onemli bir parcasi. bu konuda last.fm ve erdem beni en iyi anlayan ve en cok yardimci olanlar.
su anda ray barretto dinliyorum - latin jazz.
gotan project konseri biletleri tukenmis. nasil boyle bir hata yapabilirim ? bir sekilde izlemem lazim o konseri...

richard wagner hakkinda bir kitap bulmak istiyorum. ozellikle de tannhauser operasi uzerine yogunlasmak. tannhauser'in muzigi icinde cok onemli bir seyler gizli eminim. ayrica iyilestirici ozelligi de var sanirim, butun gun tannhauser esliginde dinlendim evde ve su anda kendimi epey iyi hissediyorum..

durum raporu:
1. oksuruk hala var ama vucut agrilari azaldi, nezle durumu da.
2. erdem'le butun bir haftasonu konusamayacak olma ihtimali canimi sikiyor.
3. yarin yani cumartesi ise gitmicek olmanin (her ne kadar nedeni hastalik da olsa) rahatligini yasiyorum.

iyi geceler kendime.

akut bronsit

sabahtan beri hastanedeydim.. hastanelerden hoslanmiyorum (ve kimsenin cok hoslandigini sanmiyorum aslinda).. bir suru tahlil, rontgen, tahlil bekleme esnasinda uyuklamalar, o vezneden bu vezneye dolasip para odemeye calismalar sonucunda cikan sonuc: akut bronsit.. iki gun izin (ki pazar ve pazartesiyi de ekleyince bu 4 gun izne dogru yola cikiyor!), bol bol istirahat, iki ilac daha..

doktorum beni azarladi bu arada. hayatim boyunca, tamam belki hayatim boyunca degil ama uzun zamandan beri, bana aspirin ve penisiline karsi alerjim oldugunu soylemem gerektigi empoze edildi, ben de bunu yaptim.. adam aspirin alerjisine ihtimal vermezken, penisilin alerjimle de dalga gecti ! neymis hakiki penisilin alerjim olsaymis daha test sirasinda olup gidermisim vs vs.. ne dememi bekliyorsunuz ki dedim ben de, hayatim boyunca tek bir seyleri bilen doktorun siz oldugunuza mi inanayim o halde ??

doktorlar bazen cok kendini begenmis olabiliyor !

Thursday, January 4, 2007

totally sick.. oh and hey there!

son derece cici bir ciftin blog'unu okuduktan sonra bu hastalikli gecede kendi bloguma basliyorum bakalim, hadi hayirlisi..
durum raporu:
1. feci sekilde oksuruorum, akcigerlerim yerinden firlamazsa iyidir.
2. tirnaklarima varana kadar butun vucudum agriyor.
3. beynim sanki burnumdan akip gitmek uzere.
4. fotograf bi turlu eklemeyi beceremedim ama hasta olusuma veriyorum bunu.
5. diyorum ki asik olmasam hemen ta amerikadaki beyefendiye..

cok fena cok.. saat 02.05, sabah 8.45'te doktorla randevum var ve uyumak mumkun degil, ustelik de evde yalnizim..

cok kara bi baslangic oldu sanirim..

yarin daha cicisini yazmak uzere (simdi son bi kez fotograf koymaya cabalamaliyim).